kurşunlar yüreğime
2/5/2009 -Kategori: edebiyat
Kurşunlar yüreğime....
susuyorum izliyorum şaşırıyorum
çok şaşırıyorum....
kendime sana yaşananlara
hayatın sürprizlerine...şaşırıyorum..
melankolik bir yapım var biliyorsun...
içime kapanıyorum..
duygu yoğunluğu sardı benliğimi
yüzümden okunuyor kalbim
yine tuzağa düşmüş ceylanlara benziyorum
bu yıl da bitti düşe kalka
her yıl yeni bir hasat
derlenip toplanmaya zaman kalmadan
ödevini bitiremeyen tembel talebeyim ben
bitmiyor yürek acısı bitmiyor hasret bitmiyor sevdalar
bir sonraki yıla taşıyorum yükümü
aşkmıdır beni yaşatan
yoksa benmi yaşatmaya çalışıyorum
yorgun geçmişi silemedim
oysa ben biliyorumki tekim
birtaneyim
seninim
senin eserinim
birde sen bilseydin...
herşey nekadar güzel olurdu kimbilir...
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
DUDAKLA BARDAK ARASI
25/10/2008 -Kategori: edebiyat
DUDAKLA BARDAK ARASI
Eski Sisam krallarından Ancee adında bir zalim, yeni
yaptırdığı bir bağa üzüm kütükleri diktiriyormuş.
İşlerin bir an önce bitmesini sağlamak için de
kölelerini hiç dinlenmeden çalıştırıyormuş.
O zavallı kölelerden biri, birgün pek bitkin düştüğü
için dayanamaz ve zalim krala:
- Niçin bu kadar acele ediyorsunuz efendim? Siz bu
bağın üzümlerinden yapılacak şarabı hiçbir zaman
içemeyeceksiniz ki !.. deyivermiş.
Kral biraz kızmışsa da sesini çıkarmamış. Nihayet gün
gelip üzümler yetiştikten sonra, kral köleler de dâhil
herkesin hemen toplanmasını emretmiş.
Bir müddet sonra da o bağın üzümlerinden yapılmış
şaraptan bir bardak getirilmesini emretmiş. Daha önce
kehanet gösterisinde bulunan köleyi de huzuruna
çağırtmış. Şarap bardağını eline alarak:
- Söyle bakayım, benim bu şaraptan hiçbir zaman
içemeyeceğimi tekrar iddia edebilir misin? diye
sormuş.
Köle şöyle cevap vermiş:
- Belli olmaz efendim. İçebileceğinizi söyleyemem.
Çünkü dudak ile bardak arasındaki mesafe çok uzundur.
O arada başınıza neler gelebileceğini de bilemem!
Köle sözlerini bitirir bitirmez, içeri kralın
adamlarından biri girmiş. Bir yaban domuzunun bahçeye
girdiğini ve asmaları kırıp döktüğünü söylemiş.
Kral elindeki bardaktan bir damla dahi içmeden hemen
dışarı fırlamış. Bahçede domuzun bulunduğu yere
koşmuş. Kral ve domuz arasında öldüresiye bir mücadele
başlamış. Sonunda yaban domuzu mızrak gibi azı
dişleriyle, Sisam kralının karnını yarıp ölümüne sebep
olmuş. Kral bostanda, bardak masada kalmış...
Şu söz bu olayı güzel bir şekilde ifade ediyor:
'Nasip ise gelir Hint'ten Yemen'den, Nasip değil ise
ne gelir elden?'
Kalbinize yakın bulduklarınızı çantada keklik
sanmayın. Sıkıca asılın onlara tıpkı hayata
asıldığınız gibi... Çünkü onlarsız hayat da
anlamsızdır..
Hayatı çok hızlı koşmayın, nereden geldiğinizi ve
nereye gittiğinizi unutmayın. Hayatın bir yarış değil,
her saniyesinin tadı çıkarılması gereken güzel bir
yolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
Dün tarih oldu...
Yarın bir sır...
Bugünün kıymetini bilin.
Sevgiyle Kalın ....
Can DÜNDAR
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
DÜŞ OLDUM
14/10/2008 -Kategori: edebiyat
Bir ben yalnızım sağa sola dönüşlerin adının
dans olduğu bu şenlikte.
Müzik kulağımı tırmalıyor,
Işık çok az,
Kadeh yere düştü kırıldı şimdi.
Özlüyorum desem ne değişir?
Dans, müzik, ışık
Hiç...Hiç biri
Olsun
Özlüyorum,
Başım dönüyor,
Biraz da üşüdüm.
Ben, ben senden sonra
Düş oldum...
ANLATSAM ROMAN OLUR
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
çağrışımlar
7/9/2008 -Kategori: edebiyat
Çağrışımlar
Çok küçük bir yalanı
Çok büyük bir orantıda
Dinlediniz mi..
Çok büyük bir yalanı
Çok yalın bir doğrultuda
Söylediniz mi..
Gecikmiş bir gizlemi,
Birikmiş bir özlemi
Sakladınız mi..
Gelmeyecek bir gideni,
Olmayacak bir nedeni
Beklediniz mi..
Bir gerçeği erken,
Bir açlığı tokken
Anladınız mi..
Hep mi hep ölecekmiş gibi,
Hiç mi hiç ölmeyecekmiş gibi
Yaşadınız mi..
Yalanı sürmeye sürmeye,
Yanlışı görmeye görmeye
Saklandınız mi..
Doğruluğun yönünde,
Doğruların önünde
Aklandınız mi..
Ortamsız bir yaşamda,
Yaşamsız bir ortamda
Harcandınız mı..
Özdemir Asaf
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
kor ve güz
5/9/2008 -Kategori: edebiyat
Kor ve Güz (Utanıyorum)
Güz savurur Ankara sokaklarına
_________________________kavak yapraklarını
Saplanır mevsimler karanlığa
Susar sokaklar
____________rüzgar uğuldar sessizce
______________________________aşkın(m) / aşık kulakların(m) da
Bu sensiz kaçıncı hasat böyle?
Dökülen yapraklar ağlar -sensiz bana-
____________________________-sensiz kimliğime-
***********
Belli!
Ankara’da yaprakların son hasatı bu güz.
kara trenler daha solgun
Bilmediğim aşkların küskün acıyan yüklerini taşır
_______________________________________başka şehirlere
Bu şehrin yalnızlarını kovalar
_______________________kızgın demir raylar
Görmediğim şehirlere gider aşk
________________________Ankara’dan
*************
Göz yaşlarımla ıslanır güz yaprakları
Bir kor, alevlenmek ister yüreğimde
Lanet çöker üstüme
_______________yağmur yağmak istemez sensiz şehre
Güz yaprakları
___________benden saklar
_____________________bastığımız kaldırım taşlarını
Savrulur seni anlatan teraneler bir yerlerde
_________________________kulaklarımdaki rüzgar uğultusuna inat…
Oysa, ölüm ayırsın isterdim bizi
Yoksa yüreğin dar mı geldi sevdama?
_________________________bilmem / bilemem
Ağır yüklere mahkum vagonlarda
__________________________uzak şehirlere kaçar sevdam/sevdan
Sen giderken
_________bilmediğim bir uzak iklime
___________________forsa kırbacı düşer özüme
*************
____________bilemem nedendir
Beraat kararı çıkmaz sevda divanından
Sönmek bilmez içimdeki kor
Yüreğim güze
___________güz kor’a
__________________mahkum sevdiğim
*************
Sevdiğim
_______biliyor musun?
Yapraklar son hasatını yapıyor Ankara semalarında
Kaldıramıyorum başımı
Utanıyorum
_________Sensiz geçen her gün için
_________________güzde yaprakları düşen Ankara kavaklarından
Utanıyorum
_________kavak yapraklarına kucak açan
__________________________sensiz bastığım
__________________________________kaldırım taşlarından
Utanıyorum
_________içimdeki aşkın kor’undan
______________________senden utandığım kadar
Sevgilim
______sen gitmeden
________________sadece bir kez
___________________________seni sevdiğimi söyleyemediğim için
__________kordan
_____________güzden
________________kendimden
____________________________Utanıyorum
İbrahim İMER
Ankara, Ocak, Şubat 2008
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
hayat bize
3/9/2008 -Kategori: edebiyat
| Hayat bize ...hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz, acısını acımız yaptık çünkü. Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın göz yaşı bile içimizi parçaladı. Kedilere ağladık, kuşların yasını tuttuk... Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili... Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün hayatımda hep üzüldüm, hep yandım. Yaşamak ne güzeldir be sevgili...Sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek... Ve o vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın... Yılmaz Güney |
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
üç kurşun
31/8/2008 -Kategori: edebiyat
Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
Üç kez öldüm
Üç kör kurşun yedi
Şu ağır yaralı yüreğim
Üç kez serildim yere
Beni üç kurşun kanattı
Üç kurşun deldi sol yanımı
Üç kez, üç kurşun ağlattı
Üç kez gözyaşlarım içime aktı
Üç kez yoruldu
Darmadağın oldu bedenim
Ben üç kez öldüm
Ve üç kurşun ölüm nedenim
Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
İlki kırkında geldi sevdamın
Yağmurlu bir Mayıs ortasında
Çiçek beklerken bir demet
Menekşeler, papatyalar, bahar gülleri
Beklerken bahar çiçekleri
Ayrık otları düşmüştü gene bize
Ve bir kör kurşun düştü nasibimize
Sevdalının attığı
Delice bir kurşundu bağrımı vuran
O an, işte o an
Her damla bir kurşun olmuştu bana
Ebabillerin bıraktığı
Delmişti her damla viran yüreğimi
Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
En acı günümde gelmişti ikincisi
Babamın öldüğü günde
Bir babam üstüne bir de kör kurşun
Seherlerde dağlamıştı yüreğimi
Fayda etmemişti sözlerim
Bad-ı saba getirmişti onu
Şafak alacasında
Bırakmıştı acımın üstüne
Bırakmıştı vuslatı ahirete
Gene yaşlarım içime akmıştı o gün
Gene kalbim kanamış
Ve gene kan ağlamıştı gözlerim
Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
Her günahın her vebalin her hatanın
Her şeyin bağışlandığı bir günde
Yedim üçüncüsünü
Hem de sebepsiz yere
Gene canım yandı gene kavruldum
Gene savruldum kuru yaprak misali
Gene kendimi sağa sola vurdum
Gene deldi geçti sol yanımı
Gene yaraladı kırık dökük bedenimi
Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
Onlar vurdu ben kanadım
Her kurşunda ağladım
Her kurşunda kırıldı kolum kanadım
Ben üç kez vuruldum
Ve üç kez öldüm
Üç kurşun ölüm nedenim
debiyat sosyal fen aktüalite aşk sevgi bilim teknoloji din felsefe dialektik
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Mektup
22/7/2008 -Kategori: edebiyat
çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum.
Mektup cebimde.
Cebim yüreğime yakın.
Yüreğim sende.
Sen yüreğime yakın.
Öyleyse mektup sende...
_alıntı_
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Ağaçlarım savaşta
21/7/2008 -Kategori: edebiyat
a
_____________________________ğaç
____________________________larım
___________________________savaşta
_____________________________ru
___________________________humun
__________________________ormanında
_____________________yapraklar feryat figan
_____________________________çır
___________________________pınıyor
___________________kavgada dallarsa sille tokat
______________________girmiş birbirlerine
_____________________________ko
____________________________zalak
___________________________kozalak
______________________çene göz kelle kulak
________________yumruk yumruğa her şey uçuşmada
_____________________________so
_______________________palar havalanmış
_________________mızrak mızrak kafalara kafalara
__________toz duman acımasızca iğneler çamlarım birbirini
_______________________ne çiçek ara artık
_____________________________ne
________________________sevişmene polen
_____________meyveler
______çoktan çekip gitmiş uçuşmuş kelebekler kaçışmış kaçabilen
_____________________ kurtçuklar sürünmede
_____________________________kap
_____________________________lum
____________________________bağalar
__________________olanca güçleriyle emeklemekte
_______bu öyle bir orman ki gelinir de gidilir de sen de git sen de kaç
___haydi durma olanca gücünle yan yan yengeçlerce ve olanca güçsüzlüğünle
_______ arkana bakmadan ve asla ama asla geri dönmemecesine
____________________________ister hızlı
____________________________ister yavaş
____________________________savaş var
____________________________ruhumda savaş
____________________________kıyasıya
____________________________acımasızca
_____________________________gaddarca
_____________________________yananı mı
_____________________________soruyorsun
______________________________vurulanı mı
_______________________________talanı mı
________________________________dul yetim
_________________________________kalanı mı
__________________________________ev bark
___________________________________vatanı mı
____________________________________yoksa senin gibi
____________________________________yan gelip yatanı mı
_____________Onur BİLGE
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı