hayat bize

3/9/2008 -Kategori: edebiyat

Hayat bize

...hayat bize
mutlu olma şansı
vermedi sevgili
biz kendimizden
başka herkesin
üzüntüsünü üzüntümüz,
acısını acımız yaptık
çünkü. Dünyanın öbür
ucunda hiç tanımadığımız
bir insanın göz yaşı bile
içimizi parçaladı. Kedilere
ağladık, kuşların yasını tuttuk...
Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat
karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında
ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili...
Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine
üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün
hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
Yaşamak ne güzeldir be sevgili...Sevinerek,
severek, sevilerek, düşünerek... Ve o
vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın...


Yılmaz Güney


Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Bir akşam vakti

31/8/2008

Bir Akşam Vakti -1

İşte film başlıyordu yine.
Yine trajik bir oyun sergilenecekti anlaşılan.
Akşam ağır çöküyordu.
Hafif hafif yol alıyordum.

Bu akşam bir değişiklik yapmalıydım.
Kendimi akşama bırakmalıydım.
O beni hançerlere terk ettiğin,
O beni ışıkların kurşun gibi üzerime geldiği,
parka gitmeliydim..

Kaç kez terk ettim bu şehri?
Kaç yıl geçmişti aradan bilmiyordum.
Çokça yazmıştım ama,
Her defasında yine takvime bakıyordum.

Gözlerimde uzayıp giden saatler var.
Ben gözbebeğim oluyordum,
Bir okyanusta kayboluyordum.
Biliyorum bir gün bir patlama olacak,
Gözlerim bir tsunamide kaybolacak.

Yıllarca unutmaya çalışmıştım
Ve hala buna çalışıyorum ey sevgili! ...

O parkta boş bir banka oturmuştum.
Sonbahardı.
Hafiften rüzgar esiyor,
Ağaçlar yapraklarını döküyordu.
Sensizlik bir vebal gibi boynumda duruyordu..

Birden şerit koptu sanki.
Aman Allahım!
O bana doğru yavaşça yürüyen sen miydin?
Beni yine akşamlara bırakıp geçecek miydin?
Biri tokatlasın beni.
Yok yok …
Esaslı bir yumruk kondurun çeneme.
Bu bir düş mü, rüya mı?
Bank yeşil yapraklar sarı.
Eee ellerimde üşüyor.
Hayır hayır rüya değilsin.
İki kere ikinin dört ettiği kadar gerçeksin.
Ve hala çok güzelsin...

Ben nasıldım acaba?
Saçlarım ağarmış mıydı?
Sakalım uzamış mıydı?
Bu siyah beyaz bir sahne olmalıydı.
Görüntü flu ağır çekimdi.
İşte önümden geçiyordun.
O asi duruşun o asil bakışın,
Yine bir yalnızlık seçiyordun.

Seni durdurmalıydım,
Uzun uzun bakmalıydım,
Yüzüne dokunmalı,
Ve beni enkaz eden yılların hesabını sormalıydım.

Biri durdursun bu yüreği.
Çıkarsın boynumdan bu yağlı ilmeği.

Eyyy …
Köküne kibrit suyu döktüğüm tesadüf,
Eyyy …
İnsafsız felek.
Neden bu ecnebi işkenceyi reva gördün bana?
Yoksa ben miydim işkence bu mazlum akşama?

Baka kalmıştım arkandan.
Nasıl bu kadar konuşmaya meyilliyken,
Tek kelime edemiyordu bir insan.
Ben ki ne senaryolar üretmiştim,
Kitap kitap yazmıştım acılarımı.
İnanmazsan bu akşamlara sor,
Haykıramadığım sancılarımı.

Bu bu …
Aşırı derecede bir Yeşilçam sahnesi olmalıydı.
Ve bu aktör uzun zamandan beri ilk defa ağlamaklıydı.

Adım adım uzaklaşmıştın yine.
O mağrur geçişin gözümden gitmedi.
Sana olan bu sevda hiçbir zaman bitmedi.

Donup kaldım belki çıkamadım karşına.
Bir gün oda olur,
Belki başka akşama….

Yıldırım Uzun

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

üç kurşun

31/8/2008 -Kategori: edebiyat

Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
Üç kez öldüm
Üç kör kurşun yedi
Şu ağır yaralı yüreğim
Üç kez serildim yere
Beni üç kurşun kanattı
Üç kurşun deldi sol yanımı
Üç kez, üç kurşun ağlattı
Üç kez gözyaşlarım içime aktı
Üç kez yoruldu
Darmadağın oldu bedenim
Ben üç kez öldüm
Ve üç kurşun ölüm nedenim

Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
İlki kırkında geldi sevdamın
Yağmurlu bir Mayıs ortasında
Çiçek beklerken bir demet
Menekşeler, papatyalar, bahar gülleri
Beklerken bahar çiçekleri
Ayrık otları düşmüştü gene bize
Ve bir kör kurşun düştü nasibimize
Sevdalının attığı
Delice bir kurşundu bağrımı vuran
O an, işte o an
Her damla bir kurşun olmuştu bana
Ebabillerin bıraktığı
Delmişti her damla viran yüreğimi

Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
En acı günümde gelmişti ikincisi
Babamın öldüğü günde
Bir babam üstüne bir de kör kurşun
Seherlerde dağlamıştı yüreğimi
Fayda etmemişti sözlerim
Bad-ı saba getirmişti onu
Şafak alacasında
Bırakmıştı acımın üstüne
Bırakmıştı vuslatı ahirete
Gene yaşlarım içime akmıştı o gün
Gene kalbim kanamış
Ve gene kan ağlamıştı gözlerim

Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
Her günahın her vebalin her hatanın
Her şeyin bağışlandığı bir günde
Yedim üçüncüsünü
Hem de sebepsiz yere
Gene canım yandı gene kavruldum
Gene savruldum kuru yaprak misali
Gene kendimi sağa sola vurdum
Gene deldi geçti sol yanımı
Gene yaraladı kırık dökük bedenimi

Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
Onlar vurdu ben kanadım
Her kurşunda ağladım
Her kurşunda kırıldı kolum kanadım
Ben üç kez vuruldum
Ve üç kez öldüm
Üç kurşun ölüm nedenim

debiyat sosyal fen aktüalite aşk sevgi bilim teknoloji din felsefe dialektik

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Mektup

22/7/2008 -Kategori: edebiyat

çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum.
Mektup cebimde.
Cebim yüreğime yakın.
Yüreğim sende.
Sen yüreğime yakın.
Öyleyse mektup sende...


_alıntı_

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Ağaçlarım savaşta

21/7/2008 -Kategori: edebiyat

a
_____________________________ğaç
____________________________larım
___________________________savaşta
_____________________________ru
___________________________humun
__________________________ormanında
_____________________yapraklar feryat figan
_____________________________çır
___________________________pınıyor
___________________kavgada dallarsa sille tokat
______________________girmiş birbirlerine
_____________________________ko
____________________________zalak
___________________________kozalak
______________________çene göz kelle kulak
________________yumruk yumruğa her şey uçuşmada
_____________________________so
_______________________palar havalanmış
_________________mızrak mızrak kafalara kafalara
__________toz duman acımasızca iğneler çamlarım birbirini
_______________________ne çiçek ara artık
_____________________________ne
________________________sevişmene polen
_____________meyveler hayal olmuş kuşları hiç bekleme
______çoktan çekip gitmiş uçuşmuş kelebekler kaçışmış kaçabilen
_____________________ kurtçuklar sürünmede
_____________________________kap
_____________________________lum
____________________________bağalar
__________________olanca güçleriyle emeklemekte
_______bu öyle bir orman ki gelinir de gidilir de sen de git sen de kaç
___haydi durma olanca gücünle yan yan yengeçlerce ve olanca güçsüzlüğünle
_______ arkana bakmadan ve asla ama asla geri dönmemecesine
____________________________ister hızlı
____________________________ister yavaş
____________________________savaş var
____________________________ruhumda savaş
____________________________kıyasıya
____________________________acımasızca
_____________________________gaddarca
_____________________________yananı mı
_____________________________soruyorsun
______________________________vurulanı mı
_______________________________talanı mı
________________________________dul yetim
_________________________________kalanı mı
__________________________________ev bark
___________________________________vatanı mı
____________________________________yoksa senin gibi
____________________________________yan gelip yatanı mı

_____________Onur BİLGE

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

DENİZ VE MEHTAP

19/7/2008 -Kategori: insanlar



Deniz ve mehtap sordular seni neredesin?
Nasıl derim terketti bırakıp beni gitti
Anladılar ki aşkımız bitti..
Alay ettiler benle hep
Sen oldun bunlara bak sebep
Mehtap dedi gördüm ah onu
Belinde erkek kolu
Deniz güldü halime
Bir avuç su verdi elime
Biterse gözyaşın al dedi
Doldur tekrar yerine...
Rüzgar ve martı sordular seni neredesin?
Nasıl derim terketti bırakıp beni gitti
Anladılar ki aşkımız bitti
Alay ettiler benle hep
Sen oldun bunlara bak sebep
Martı dedi gördüm ah onu
Belinde erkek kolu
Rüzgar güldü halime
Dedi gidelim düş önüme
Gidemem dinle martıları
Bitmiyor alayları...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Birgün baksamki gelmişsin

19/7/2008 -Kategori: insanlar

Bir gün baksam ki gelmişsin..

Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar.

Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellik

Saçlarında ilkbahar..



Bir gün baksam ki gelmişsin..

Gülüşünde taze serin bir rüzgar

Ellerin yine eskisi kadar güzel

Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar..



Bir gün baksam ki gelmişsin..

Hasretin içimde sonsuzluk kadar.

Şaşırmış kalmışım birdenbire çaresiz.

Dökülmüş yüreğime gökyüzünden yıldızlar.



Bir gün baksam ki gelmişsin..

Ne yüzünde bir gölge,ne dilinde sitem var.

Tozlu pabuçlarını gözlerime sürmüşüm

Benim olmuş dünyalar...



YAVUZ BÜLENT BAKİLER...


 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Yalnızca kanatlarına güven

14/7/2008 -Kategori: edebiyat

.
askimiz bir gün uçup giderse aramizdan sevgilim
sirt çantali bir duman gibi
bir melekle çarpisan kelebegin kanadindan dökülen toz
bir çaglayanda sürüklenen bir dal parçasi gibi
istemedigimiz yerlere giderse askimiz
sevgilim
yalnizca kanatlarina güven

kendi yarattigimiz boslugun ucunda
siki siki tuttugumuz bir kapi koludur yasam
ve ask, en derin kuyumuza düsen keman
yürüdügümüz yollar daralirken
çökerken altimizdaki merdivenler
sevgilim
yalnizca kanatlarina güven

sevdalilar bilir
bir kus yagmurudur ilkbahar
sevmeyi beceremeyenlerin koydugu yasaklar
çözülüp gider çocuk gölgelerinde yazin
ve agzimizin içinde dagilir ask
sapsari bir seker gibi erirken sonbahar
bitmeyen bir kistan söz açilirsa sevgilim
sevgilim
yalnizca kanatlarina güven

elimi uzattigimda sana gemileri göstermek için
dümende kan kokusuyla bayilmis bir kaptan
atesin yüregine sürüklenen bir ülke ufukta
ve çekirge sürüleri yolcu bavullarindan çikan
sevgilim
dökülürken tüyleri
savas uçaklarina çarpan güvercinlerin
her gün degisen atlaslarin içinde tara saçlarini
ve yalnizca kanatlarina güven

götürürlerse bir gün beni ellerim iplerle bagli
siirlerimin bilmedigi yerlere ve hiç kimsenin
alnimdan firlayacak göçmen bir kus gibi dur
dünyanin paslanmis sirtinda
ve bensizlige havalanirken
korkma sevgilim
sevgilim
yalnizca kanatlarina güven
.
Akgün Akova
.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Gökte uçan kuşlar kadar özgürsün biliyorum...

28/6/2008 -Kategori: insanlar

Gökte uçan kuşlar kadar özgürsün biliyorum...
Ve çaresizsin biliyorum...
Gerek yok birşey söyleme sus...
gözlerinden herşeyi okuyorum...
Kayalar gibi acımasız donuk sert
görüntün...duygularını gizliyor..
Ağlıyor yüreğin içiniçin
Dokunsam paramparça...
Olmasın olmasın olmasın
ben yamalı sevdayım aşkım
sana yürek gerek sevmek için
Al ömrüm seninolsun al...
git düşlerimden....
Girme böyle rüyalarıma derbeder
saçının tellerine kurban olurum
biliyorsun yaşat beni yürğinde

sus neolur birşey söylemene gerek yok

bırak yalnızlığımda beni git

bıraktığın yerde kalmalıyım
gittiğinyerde değil...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki - Sonraki »

duru

şiir düzyazı sohbet dialog aktualite

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım