üç kurşun
31/8/2008 -Kategori: edebiyat
Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
Üç kez öldüm
Üç kör kurşun yedi
Şu ağır yaralı yüreğim
Üç kez serildim yere
Beni üç kurşun kanattı
Üç kurşun deldi sol yanımı
Üç kez, üç kurşun ağlattı
Üç kez gözyaşlarım içime aktı
Üç kez yoruldu
Darmadağın oldu bedenim
Ben üç kez öldüm
Ve üç kurşun ölüm nedenim
Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
İlki kırkında geldi sevdamın
Yağmurlu bir Mayıs ortasında
Çiçek beklerken bir demet
Menekşeler, papatyalar, bahar gülleri
Beklerken bahar çiçekleri
Ayrık otları düşmüştü gene bize
Ve bir kör kurşun düştü nasibimize
Sevdalının attığı
Delice bir kurşundu bağrımı vuran
O an, işte o an
Her damla bir kurşun olmuştu bana
Ebabillerin bıraktığı
Delmişti her damla viran yüreğimi
Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
En acı günümde gelmişti ikincisi
Babamın öldüğü günde
Bir babam üstüne bir de kör kurşun
Seherlerde dağlamıştı yüreğimi
Fayda etmemişti sözlerim
Bad-ı saba getirmişti onu
Şafak alacasında
Bırakmıştı acımın üstüne
Bırakmıştı vuslatı ahirete
Gene yaşlarım içime akmıştı o gün
Gene kalbim kanamış
Ve gene kan ağlamıştı gözlerim
Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
Her günahın her vebalin her hatanın
Her şeyin bağışlandığı bir günde
Yedim üçüncüsünü
Hem de sebepsiz yere
Gene canım yandı gene kavruldum
Gene savruldum kuru yaprak misali
Gene kendimi sağa sola vurdum
Gene deldi geçti sol yanımı
Gene yaraladı kırık dökük bedenimi
Ben üç kurşun yedim ahir ömrümde
Onlar vurdu ben kanadım
Her kurşunda ağladım
Her kurşunda kırıldı kolum kanadım
Ben üç kez vuruldum
Ve üç kez öldüm
Üç kurşun ölüm nedenim
debiyat sosyal fen aktüalite aşk sevgi bilim teknoloji din felsefe dialektik
0 yorum yazılmıştır